TURKIYE MAKYAJ SAMPIYONU ILE KEYIFLI SOHBET...

Bakımlı olmanın ilk ve en önemli şartı temizliktir!

Türkiye birincisi olarak katıldığı Dünya Şampiyonası'nda ülkemizi başarıyla temsil eden Estetisyen Ayşe Aydın: "Bakımlı olmak için sadece makyaj ve kıyafet yetmez"diyor

25yıldır güzellik ve kozmetik sektöründe hizmet veren Estetisyen Ayşe Aydın; sinema, TV, tiyatro, sahne, podyum gibi diğer bir çok alanda çeşitli sanatçılarla çalışmalar yapıyor. 1999 yılında makyaj dalında Türkiye birinciliğini alarak ülkemizi dünya yarışmasında temsil etme hakkı kazanan Aydın, 2000 yılında Dünya Şampiyonası'nda ilk üçe girerek, Türkiye'nin kozmetikte de dünyadaki başarısını kanıtlamış oldu. Ünlü estetisyen ile makyajdan saça, ünlülerden kadınlara kadar uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

·  Ayşe Hanım, kendinizden biraz bahseder misiniz?

1968 yılında Trabzon'un Of İlçesi'nde doğdum. Çocukluğumdan beri istediğim tek meslek buydu. Aslında 4 meslek istiyordum. Bunların içerisinde yazarlık, öğretmenlik, ressam olmak ve güzellik uzmanlığı vardı. Ailem okumamı çok istiyordu ancak çalışmaktan okumaya fırsat kalmadı. Ama hayalini kurduğum 4 mesleği de tek bir meslek içinde topladım.

·  Nasıl topladınız?

Güzellik uzmanı olduktan sonra kitap yazdım. Kitap yazarak yazarlığın zevkine vardım. Daha sonra güzellik uzmanlığının eğitimini vererek (15 yıldır eğitim veriyorum) öğretmen de olmuş oldum. Türkiyemi çok sevdiğim için ülkemi yurt dışında temsil ettim. 2000 yılında da kozmetikte Dünya Şampiyonu oldum. Onun üstüne, güzellik uzmanlığının Türkiye'de çok arka planda kaldığını düşündüğümden oda kurmak için kolları sıvadım ve siyasete atıldım. Bir takım şeyleri aşmak benim için çok zor oldu. Ama sonunda İstanbul Güzellik Uzmanları ve Güzellik Salonları İşletmeciler Esnaf Odası'nı kurdum.

·  Güzellik uzmanlığını tam olarak tanımlayabilir misiniz?

Şöyle tanımlanabilir: Bir kadının veya erkeğin saklı kalmış güzelliklerini ortaya çıkararak haklı gururunu yaşatmak... Bir insan görüntüsüyle ağırlanır, bilgisiyle de uğurlanır... O yüzden insanın bakımlı olması her şeyden önce temizlik için şarttır. Bakımlarını çok beğendiğim ünlü insanların yanı sıra bakımlarını beğenmediklerim de var. Yıllardır elimin değmediği ünlü sanatçı kalmadı.

·  Kimler mesela?

Mesela Yıldız Tilbe'ye doğru olan makyajı yaptıramazsınız. Yaptığı makyaj içler acısı... Cildine ve kendine bakımı çok zayıf... Ancak sanatçılığı muhteşem... Bana göre sanatçıların örnek olması gerekir. Bir oda başkanı olarak herkese sesleniyorum: Gençlerimize örnek olabilecek yaşantılar, bakım ve kozmetikler sunsunlar. Mesela bir Ebru Gündeş'in bakımına ve makyajına hayranım.

·  Bakımlı bir insan olmak için neler yapmak gerekir?

Bakımlı bir kadın olmak için cildinizi tanıyan bir güzellik uzmanına danışmanız gerekir. Cilt analizinizi yaptıracak, hangi kozmetik ürünlerini kullanmanız gerektiğini öğreneceksiniz. Periodik olarak el ve ayak bakımlarına gideceksiniz. Ama bir kere gitmekle olmaz... Hava kirliliği var, yerçekimi var... Bunlara karşı mücadele edebilmlek için düzenli olarak bakım yaptırılması gerekir. Mesela benim cildimin yaşı 23-24 ama benim yaşım 40. Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur...

·  Cilt bakımına kaç yaşından sonra başlamak gerekir?

18 yaşından sonra başlamak doğru olur. Bu zamana kadar da doğal ve bitkisel bakımlar yapılabilir. Gencecik kızlar yüzüne bir parmak kalınlığında fondöten sürüyorlar. Bu, cildin nefes almasını engellemekten başka bir şey değildir. Pazarlarda yerlerde satılan çok zararlı ürünler var. Bunlar asla kullanılmamalı. Gençlerimiz sivilcelerine tırnak değdiriyorlar, sıkmaya çalışıyorlar... Bunlar çok yanlış... Ömür boyu ciltte kalıcı lekelerin oluşmasına sebep olabilirler.

·  Yani güzellik uzmanı gözetiminde hareket etmek gerek değil mi?

Kesinlikle güzellik uzmanına danışmak gerekiyor. İlk olarak tüketiciyi bilinçlendirmek gerekir. Tüketici, güzellik salonuna girdiği zaman güzellik uzmanının ustalık belgesini görmeli... İkinci olarak da işyerinin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlı olup olmadığına bakılmalı...

·  Doğal bakımlar işe yarıyor mu?

Bu tarz şeyler çok ilkel... Ama alternatif tıpa karşı değilim. Anında yapılması ve sürülmesi gereken doğal bakımlar var. Ama insanlarımız ürünü hazırlıyor, ertesi gün sürüyor. Kimyasal bir koruyucu olmadığından bakteri üremeye başlıyor. Ph değeri dengeli olduğundan cildimi bebek şampuanıyla yıkarım. Cildime çok değer veririm ve dünyaca ünlü kozmetik ürünlerini kullanırım ve ayda bir, cildimi temizlemezsem sanki cildim pismiş gibi gelir bana... Bana göre bir kadın eğer makyajlı yatıyorsa benim gözümde pis kadındır.

·  Hülya ve Sibel'e cilt bakımı şart

·  Makyaj yaparken öncelikle neleri baz alıyorsunuz?

Biz, yüz anatomisini ve kemik yapısını biliyoruz. Nasıl yapılması gerektiğini biliyoruz. Ama işimize karışılmaması lazım. Bunların içinde çok koyu ve kendi yaşına göre makyaj yapmayan bir ünlümüz daha var: Seren Serengil... Yaptığı makyaj kendisine yakışmıyor. Onun dışında Hülya Avşar makyaj konusunda kendine çok iyi bakıyor. Cilt bakımından Sibel Can ve Hülya Avşar'ın acil cilt bakımına ihtiyaçları var. Erkeklerimizden İbrahim Tatlıses, Vatan Şaşmaz, Şenol İpek benim gözümde "cityman" yani şehir erkeği... Metroseksüellik kelimesi toplumumuzda dışlandığından ben de bu ismi değiştirdim. Bakımlı ve temiz olan erkek "cityman"dir, şehir erkeğidir, temiz erkektir...

·  Tercihlerinizi bilinçli yapın

·  Bu yaz makyajımız nasıl olacak?

3 yıl önce sim modası çıktı. Benim şahsi görüşüm şöyle: Ben modaya uymayı severim ama modaya uyarken de kendime yakışmayan bir şeyi yapmam. Moda diye benim yaşıma, kişiliğime ters giden bir şeyi de uygulamam. Kendimizi palyaçoya çevirmemiz gerekmiyor. Mutlaka yaşımıza, tenimize ve cildimize uyan şeyleri kullanmamız gerekiyor. Bir kere göz şekilleri çok önemli...

·  Hangi göze ne renk far yakışır?

Diyelim ki bu yıl açık yeşiller moda... Şimdi dışa dönük, patlak gözlü bir insan açık yeşili nasıl kullanır? Kullanamaz!.. Mesela koyu renkler moda... Küçük gözlü bir insan nasıl kullansın koyu renkleri? Kullanamaz!.. Çünkü gözü daha çok küçülür. Mesela bu yılın moda renkleri yeşil, turuncu yani doğanın renkleri çok moda... Simlere gelince gündüz makyajında moda da olsa simin kullanılması hiç hoş değil. Gençler, göz kapakları ve dudakları pırıl pırıl geziyor.

·  Yaz mevsimi geliyor ve saçlar için tehlike başlıyor.

Mesela işlem görmüş saçların yaz ve deniz dönemi çok zor geçer. Çünkü deniz suyu tuzlu, saçta oksidan kullanılmış, yıpranma söz konusu... Saç bakımına çok önem vermek gerekiyor. Şu anda soluduğumuz hava kirli, yediğimiz gıda ya radyasyonlu, ya hormonlu... Yani çevresel etkenler her şeyde önemli rol oynuyor. Bir de psikolojik faktörler var.

·  Ne gibi?

Basınç ve hava değişimleri... Mesela bu kış hiç soğuk yapmadı. Kar yağmadı, mikroplar ölmedi. Ankara'ya gidin saç diken diken olur. Sular bile farklı etki ediyor.

 


25 yıldır güzellik ve kozmetik sektöründe hizmet veren Estetisyen Ayşe AYDIN;
sinema, tv, klip, kaset,cd, dergi kapağı, tiyatro, sahne, podyum ve bir çok alanda çeşitli  sanatçılarla çalışmalar yapmaktadır.

1999 yılında makyaj dalında Türkiye birinciliğini alarak ülkemizi dünya yarışmasında temsil etme hakkı kazanan Ayşe AYDIN, 2000 yılında Dünya Şampiyonasında ilk üçe girerek, Türkiye'nin kozmetikte de dünyadaki başarısını kanıtlamış oldu.